Günün Sözü

Şirkten sonra en büyük günah, insanlarla eğlenip alay etmektir.
Vehb ibni Münebbih -

e-bülten

Anket

sizce 29 Mart yerel seçimlerinde partimiz başarılı oldumu?
 
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterbugün9
mod_vvisit_counterdün8
mod_vvisit_counterbu hafta56
mod_vvisit_counterbu ay37
mod_vvisit_countertoplam1107
Saadet Partisi Afyon İl Başkanlığı
Kamuoyuna Açıklama! PDF Yazdır E-posta
Yazar enfal45   
Salı, 02 Haziran 2009 18:51
 

01.06.2009 tarihli Takvim gazetesinde “Saadet’te Hoca Ekibine Tasfiye Kongresi” başlıklı bir habere yer verilmiştir...

01.06.2009 tarihli Takvim gazetesinde “Saadet’te Hoca Ekibine Tasfiye Kongresi” başlıklı bir habere yer verilmiş ve bazı internet sitelerinin de bu haberi alıntılayarak kullandığı görülmüştür.
Haberde yer alan iddiaların tamamı gerçek dışıdır. Son dönemde ısrarla gündeme getirilen ve parti içinde çekişme varmış gibi gösterilmeye çalışılan bu haberlerin iyi niyetten uzak olduğuna inanıyoruz. Bu asılsız iddialar Saadet Partisi’nin; Türkiye’nin muktedir siyasetinin adresi olarak yakaladığı başarıyı gölgelemeye ve yükselişini engellemeye yöneliktir. Partimiz tüm enerjisini, ülkemizin ve milletimizin sorunlarının çözümüne ayırmıştır.  Milletimiz de Saadet Partisi’nin 26 Ekim 2008 kongresinden sonra ortaya koyduğu üslup, muhteva ve yapıcı muhalefetini benimsemiş ve onaylamıştır. Saadet Partisi tüm yönetim kadroları ve teşkilatlarıyla, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da birlik ve bütünlük içerisinde çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir.  Kamuoyuna saygılarımızla…SAADET PARTİSİ BASIN MÜŞAVİRLİĞİ
 
Terörün zamanlamasına dikkat! PDF Yazdır E-posta
Yazar enfal45   
Cumartesi, 30 Mayıs 2009 18:15

 

 
 
Seçim çalışmaları için Akyazı'ya giden Kurtulmuş, terör olaylarını değerlendirdi ve zamanlamaya dikkat çekti.

Türkiye'deki terör saldırılarının ortak amacının barışın ve kardeşliğin sağlanmaması olduğunu belirten Kurtulmuş, "Terör saldırısının Türkiye'de demokratik reformların hızlandırılması gerektiğine herkesin inandığı, sivil demokrat bir anayasa yapılması mecburiyetinin herkes tarafından kabul edildiği bir döneme gelmesi hiç kuşkusuz tesadüf değildir" diye konuştu.

7 Haziran'da Akyazı'da yapılacak belediye başkanlığı seçimleri öncesinde partililerle bir araya gelen Kurtulmuş, gazetecilerin sorularını cevapladı. Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki terör saldırısının hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi: "Maalesef Türkiye'de huzurun ve barışın olmasını istemeyen birtakım çevreler düğmeye basarak terör olayını yeniden gündeme getiriyor. Bu fevkalade vahim durum yıllardır devam ediyor. Ümit ediyoruz ki bundan sonra saldırıların yaşanmayacağı tedbirler alınır. Türkiye'de terörün bitirilmesi için herkesin Orta Doğu'da olup bitenleri iyi anlaması gerekiyor. Genişletilmiş Orta Doğu Projesi yürürlüğe konulduğundan bu yana bölgede halklar ve milletler arasına fitne sokmak isteyen birtakım güçler, etnik, mezhebi ve dini bakımdan farklılıkları körükleyerek insanları birbirine düşürmek istiyor. Buna karşı uyanık olmak lazım. Terör sadece Türkiye'nin iç sorunlarından kaynaklanan bir sonuç değil, aslında bölgesel ve küresel birtakım siyasetlerin de Türkiye'ye yansımasıdır." Türkiye'deki terör saldırılarının ortak amacının barışın ve kardeşliğin sağlanmaması olduğunu belirten Kurtulmuş, "Terör saldırısının Türkiye'de demokratik reformların hızlandırılması gerektiğine herkesin inandığı, sivil demokrat bir anayasa yapılması mecburiyetinin herkes tarafından kabul edildiği bir döneme gelmesi hiç kuşkusuz tesadüf değildir" diye konuştu.

Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi konusundaki yasa tasarısının sorulması üzerine Kurtulmuş, 22 Mayıs'ta düzenledikleri basın toplantısıyla konuyu Türkiye'nin gündemine taşıdıklarını hatırlattı. Yasa tasarının geri çekilmesi yönünde parlamentoya yapılan çağrının karşılık bulmasından parti olarak mutlu olduklarını ifade eden Kurtulmuş, "Çağrımızın yerine gelmiş olmasından fevkalade sevinçliyiz. Bu yasa oldu bittiye getirilemez. Yasa tasarısı olağanüstü sakıncaları bünyesinde barındırmaktadır. Bu konuyla ilgili olarak cumhurbaşkanımızdan randevu talep ettik. Cumhurbaşkanının tasarının yasalaşması durumunda yasayı veto etmesini talep ettik. Geldiğimiz noktada yasa tasarısı geri çekildiğine göre bu partimiz adına önemli bir adımdır" dedi.

 

Terör sorununun 4 önemli ayağı var

Türkiye'deki terör sorununun 4 önemli ayağı bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şunları söyledi:

Birincisi bölgenin geri kalmışlığıdır. Maalesef sanki özel bir gayretle doğu ve güneydoğu geri bırakılmıştır. Ekonomik yoksulluk olduğu sürece terörün altyapısı varlığını sürdürecektir

İkincisi terördür. Terör sadece terör örgütünün tek başına yaptığı eylemler dizisi olmaktan çıkmış, uluslararası güçlerin aracı haline gelmiştir. Dolayısıyla Türkiye kendi sınırlarının güvenliğini fevkalade şekilde tedbirlerini alarak sağlamalıdır.

Üçüncüsü insanlarımızın haklarının ve taleplerinin karşılanmasıdır. Bu konuda bireysel özgürlüklerin alabildiğince arttırıldığı yeni bir siyasal ve hukuki reform sürecine ihtiyaç var.

Dördüncüsü Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki kamu görevlilerinin davranışlarıdır. Doğu ve güneydoğu mahrumiyet veya sürgün bölgesi olarak algılanıyor. Türkiye'nin bu alandaki mevcut durumu iyileştirilmeden, sadece pansuman tedbirlerle çözümün mümkün olmadığı kanaatindeyiz. Terör sorununun çözülmesi için milletin çocuklarını dağa çıkaran altyapının bütünüyle ortadan kaldırılması lazımdır.

 
Cumartesi, 30 Mayıs 2009 18:22 tarihinde güncellendi
 
SURİYE-IRAK SINIRINDAKİ MAYINLI BÖLGE HAKKINDA... PDF Yazdır E-posta
Yazar enfal45   
Cuma, 29 Mayıs 2009 20:35

Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı İsmail Yalçınkaya,

 

T.B.M.M. Genel Kurulu'nda görüşülmekte olan, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Suriye-Irak sınır boyunca uzanan 650 bin dönümlük mayınlı arazilerin, mayınlardan temizlenmesine ilişkin 6 maddelik yasa tasarısı hakkında açıklamalarda bulundu. 

İl Başkanı Yalçınkaya, yasa tasarısının konuyu yakından takip eden Siyonist İsrail'in, arz-ı mevûd hayallerine hizmet edecek bir düzenleme haline getirilmemesini, isteyerek aksine bir yasal düzenlemenin aziz milletimiz tarafından asla kabul edilemeyeceğini sözlerine ekledi.  

Yalçınkaya, Siyonist İsrail'in arkasında bulunduğu Yahudi şirketleri tarafından mayınlardan temizlenecek bu verimli arazilerde, 49 yıllığına ziraat yapmak istediklerini belirten ve "Tarım birikimlerimizi paylaşmak istiyoruz" diyen Siyonist yöneticilerin, bir asır önce ceddimiz Osmanlı'nın yaşadığı Siyonist oyunu tekrar sahnelemeye çalıştıklarını, bu nedenle yaşanan tarih dersinden ibret alınması gerektiğini ifade etmiştir. 

 Yalçınkaya, "Güneydoğu sınırımızdaki söz konusu verimli arazilerin, kendi firmalarımız ve imkânlarımızla mayınlardan temizlenerek, buraların önceki sahiplerine yada varislerine verilmesini ve bu dinlenmiş toprakların organik tarıma açılmasını isteyerek önümüzdeki dönem petrol, doğalgaz gibi yer altı zenginlikleri yanı sıra su ve gıda maddeleri bakımından ülkemiz, bölge ülkeleri ve dünya gündeminin önemli ve öncelikli konuları olmaya devam edecektir. Ülkemizin bu yöresi ise bu zenginliklerin yer aldığı jeostratejik bir bölgedir. Yanlış yapılmamalıdır. Bölge Siyonizmin ve uluslararası emperyalist (işgalci, saldırgan, eşkıya) güçlerin ilgi alanındadır. Oyunlarına alet olunmamalı, her ne şekilde olursa olsun, onlara fırsat verilmemelidir" dedi.

Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı

Perşembe, 18 Haziran 2009 16:12 tarihinde güncellendi
 
Kabine revizyonu PDF Yazdır E-posta
Yazar enfal45   
Cumartesi, 02 Mayıs 2009 23:41

"Kabine revizyonu bizim yüzümüzden" 

02.05.2009 18:24  

Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni kabine revizyonunda en büyük etkinin yerel seçimlerde aldıkları oy oranı olduğunu söyledi.



Bursa'da özel bir diş kliniğinin açılışına katılan Numan Kurtulmuş, gazetecilerin yeni kabine hakkındaki sorularını cevaplandırdı. Kurtulmuş, "Yeni 9 arkadaşımız kabineye girdi. İnşallah kendi alanlarında başarılı hizmetler yaparlar. Türkiye'nin içinde bulunduğu bu zor şartlarda Türkiye'ye hizmet verme imkanları oldu. Biz iş başına gelen ve millet için görevleri alan bütün arkadaşlarımızın, rakip bir siyasi partide bile olsa millet adına başarılı olmasını temenni ederiz. Her yaptıkları doğru işlerde 'doğru yapıyorsunuz' deriz. Her yaptıkları yanlış işlerde yıldırım olur karşısına geçiriz. Arkadaşlığımız dostluğumuz başkadır, ama sonuç itibariyle millet adına yapacakları yanlışlara da mani olmak için bütün gücümüzle mücadele ederiz. Dünden beri yapılan yorumların bir tanesine katıldığımı ifade etmek isterim. Kabinede yapılan revizyonda Saadet Partisi'nin yerel seçimlerde almış olduğu 5.2'lik oy oranının ve bu oranın ötesinde, toplumdan gördüğü çok ciddi şekilde gördüğü tevecühün önemli bir payı olduğunu görüyoruz. Bu güzel bir şeydir Saadet Partisi adına. Ama Saadet Partisi olarak kendi milli politikalarımızın da takipçisi olacağımızı şimdiden bir defa daha uyarıyorum. Hayırlı uğurlu olsun. Ben yorumlamıyorum. Birçok siyasi analizci aynı yorumda bulunuyor. Bu kabine revizyonundaki önemli etkilerden birisi Saadet Partisi'nin almış olduğu seçim başarısıdır" dedi.



Hükümetin dış politika ve ekonomik konularda önemli çalışmalar beklediklerini ifade eden Numan Kurtulmuş, "Muhim olan kabine revizyonundan daha önemlisi dış politikalar önem kazanacaktır. Türkiye'yi ilgilendiren gelişmeler fevkalade önemli olacaktır. Biz başından beri hükümetin uygulamış olduğu ekonomik modelin yanlış olduğu tespitinde bulunuyoruz. 8 yıldır bunları söylüyoruz. Sadece bu hükümetin değil önceki hükümetinde, Kemal Derviş'in politikalarının da çok ciddi yanlışlar içerisinde olduğunu ifade ettik. Bundan sonra milletin reel gücünü arttıracak, milletin alım gücünü arttıracak, dışa bağlı ekonomik modelden kurtaracak yeni bir modelin olmasını temenni ediyoruz. Bu konuda görev alan yeni bakan arkadaşlarımızın bu konuya yoğunlaşmaya, odaklaşmaya davet ediyoruz. Genişletilmiş Orta Doğu Projesi'nde yeni bir döneme geçtiği aşikardır. Hem aşırı derece kullandığı askeri gücünü kısmen revize edecek. Hem de çatışma bölgelerini Irak'tan kaydırarak daha doğuya Pakistan, Afganistan bölgesine kaydıracağı açıktır. Biz Obama gelmeden öncede açıkca ikaz etmiştik. Türkiye bu konuda uyanık olmalıdır. Yeni Dışişleri bakanından bu konuda fevzakalade hasas davranmasını tavsiye ediyoruz. Türkiye özellikle Afganistan'a muharip asker gönderilmesi konusunda fevkalade hassas olmalıdır. Yeter artık bizim Mehmetler dünyanın neresinde Amerika'nın insiyatifleri gerektiriyorsa oraya nöbetci olarak gidemez. Hassas olmalıdır. Bu dönemde genişletilmiş Orta Doğu projesi parantezinden çıkartılması gerekir. Tavsiyelerde bulunabiliriz. Biz özellikle bu iki alanda hükümetin şimdiye kadar sürdürdüğü politikalarını gözden geçirmesi, revize etmesi mecburiyeti açıktır. Bunu dost arkadaş olarak tavsiye ediyoruz. Eğer bunlar yerine getirilmediği takdirde türkiye çok ciddi sıkıntılar içerisinde olacaktır" diye kaydetti.

Cumartesi, 02 Mayıs 2009 23:47 tarihinde güncellendi
 
Gölgeyi bırakıp vücuda bakın PDF Yazdır E-posta
Yazar enfal45   
Perşembe, 30 Nisan 2009 20:24
   
Saadet Lideri Prof. Numan Kurtulmuş DP Lideri Süleyman Soylu’yu ziyaret etti. Terörün çözüm adresini gösterdi...
  Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş,

26 Ekim’deki Büyük Kongreden sonra kendisine tebriğe gelen Demokrat Parti Genel Başkanı Süleyman Soylu’ya iade-i ziyarette bulundu. DP Genel Merkezi’nde sıcak bir atmosferde gerçekleşen ziyarete Kurtulmuş’un yanı sıra Başkanlık Divanı Üyeleri Mücahit Yanılmaz, Şeref Malkoç ve Hüsamettin Korkutata ile GİK Üyesi Salih Kaçır eşlik etti.

 İki genel başkan ziyarette, 10 askerin şehit edilmesiyle yeniden gündeme gelen terör ve 1 Mayıs, Taksim tartışmaları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Saadet Lideri Kurtulmuş, Türkiye’nin uzun yıllardır terörden çektiğini belirterek, “Yıllardır kanları yerde kalmayacaktır, hesapları sorulacak diye sözler söylüyoruz. Bu sözler, olayın gerçekleştiği günlerde acımızı biraz hafifletiyor ama terörün önlenmesinde bir adım atılmasını sağlamıyor” diye konuştu.   

İSTİHBARAT KUVVETİNE DİKKAT!

 

Bölgedeki terörün sadece birkaç tane örgütünün işi olarak tanımlanmaktan çok öte noktalara ulaştığını belirten Kurtulmuş, “Ortadoğu bölgesi ve içinde bulunduğumuz coğrafyayı bütünüyle kontrol etmek isteyen; bunun içinde halkları etnik, dini ve mezhebi bakımdan birbirlerine düşürmek ve bir iç çatışmanın içine sokmak isteyen; özellikle son dönemde uluslar arası güçlerin desteklediği bir terör olduğunu herkes biliyor” dedi.  Terör sorunun çözmek için bu uluslar arası ayağı görmek, sözlerin ötesinde ciddi tedbirler alınması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, “Bölgede, en çok zarar gören ülkelerin başında Türkiye geliyor. Türkiye, bu terör vesilesiyle, kendi içerisinde bir bölünme, parçalanma sürecinin içine sokulmak isteniyor” diye konuştu. Bunun yanı sıra bölgede adım atmak isteyen Türkiye’nin önüne engel çıkarılmak istendiğini kaydeden Kurtulmuş, “Onun için herkesin, bu sorunu siyasi mülahazalardan ve iç tartışmalardan uzak ele alması gerekir. Terör örgütünün olağanüstü bir istihbarat kuvveti var. Bunun kaynağının neresinin olduğunun araştırılması lazım. Sadece askeri tedbirlerle değil bu konuda çok kararlı diplomatik ataklarla da terörün arkasındaki desteğin mutlaka çözülmesi gerekir. Yani bizim önümüze PKK diye sunulan maşayla veya gölgeyle uğraşmak yerine, gölgenin arkasındaki esas vücut neresidir, bunun ortaya çıkarılması gerekir. Türkiye’de asırlardır devam eden kardeşliğimizi, birlik ve bütünlüğümüzü bozmak isteyen bu terörün bertaraf edilmesi gerekir” diye konuştu.  

 

TAKSİM YASAĞI ANLAŞILMAZ

 

1 Mayıs tartışmalarına da değinen Kurtulmuş, 1 Mayıs’ın resmi bayram yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. Bu meselenin siyasi mülahazalara kurban edilmesinden yana olmadıklarını belirten Kurtulmuş, Taksim’de 1 Mayıs kutlamasına izin verilmesi için Başbakan, İçişleri Bakanı ve İstanbul Valisi’ne çağrıda bulundu.Kurtulmuş, “Evet Taksim, 1977’de bizim çocukluk yıllarımızda, çok vahim bir insanlık dışı saldırıyla karşı karşıya kaldı. Ancak biz devlet olarak ne yazık ki, bugüne kadar oradaki katliamı yapan karanlık çeteler kimlerse onları bulup ortaya çıkarmak yerine, biz 1977’den beri Taksim Meydanını millete yasaklıyoruz. Bu anlaşılabilir bir tavır değildir” dedi. Meydan diye önerilen yerleri eleştiren Kurtulmuş, Çağlayan’ın bir kavşak, Kazlıçeşme’nin bir park olduğunu vurgulayarak, “İstanbul’un iki tane iyi meydanı vardır: Taksim ve Sultanahmet. Ama inatla, ısrarla; 1 Mayıs tartışmalarında yıllardır ama orada kötü bir olay olmuş diyerek İstanbul’un iki güzel meydanını halka kapatıyoruz. Siyasi partilere, sendikalara, gösteri yapmak isteyen demokratik kuruluşlara kapatıyoruz. Bunun akılla, izanla, demokratik ölçüyle izah edilmesi mümkün değildir” dedi.   İNADI

BIRAKIP TAKSİM’İ AÇIN


1 Mayıs’ın resmi bayram ilan edilerek emekçilerin haklarını hatırlatan, ülkenin birlik ve beraberliğine katkı sağlaması açısından önemli bir adım atıldığı kaydeden Kurtulmuş, “Hükümete çağrımız, 1977’den beri süren inadı bir kenara bırakarak, bu 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nın işçilerin gösterilerine açılmasını sağlamaktır. Böyle yaparak da, 1 Mayıs’ı istismar eden bir takım aşırı uçların bu istismarının önüne geçilmiş olacaktır. İşçi sendikaları, sivil toplum kuruluşları burada gerçekten seslerini duyurma imkânı sağlanırsa, burayı kullanan aşırı uçlar herhalde bir kenarda oturmak zorunda kalacaklardır. Veya yaptıkları provokasyon çok marjinal kalacaktır” dedi.

 

Süleyman Soylu’nun genç nesil siyasetçileri arasında karakteri ve kişiliğiyle, üslubuyla ümit vaad eden, herkesin sevdiği birisi olduğunu kaydeden Kurtulmuş,  genel başkanlığı bırakma kararıyla ilgili olarak ise, “Kendisinin bir kararı var. O kendisinin bileceği iştir. Ancak Türk siyasetinde Süleyman Soylu’ya ihtiyaç olduğunu biz kamuoyunun önünde açıkça ifade etmek istiyoruz” dedi.

Cuma, 29 Mayıs 2009 20:48 tarihinde güncellendi
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 2